Showing posts with label dalgalanmak. Show all posts
Showing posts with label dalgalanmak. Show all posts

Monday, February 29, 2016

İktidar Aygıtı’na karşı en azından bir Pahalıya Mal Olma Makinesi ya da kaçak oluş


http://aykiriakademi.com/haber/haber-goster/372-iktidar-aygiti-na-karsi-en-azindan-bir-pahaliya-mal-olma-makinesi-ya-da-kacak-olus.html
















Görebilen gözler olsaydı, Ece Ayhan’ın “raks eden bir kaos olduğunu” görürdü. Tabii, ‘sürü insanının’ makro moleküler dünyasına uygun “kalın tanecikli” bakışı böyle “ince tanecilikli” süreçleri göremez. Zaten görse çıldırıp giderdi, diyeceğim görmeyişi pek yerindedir, akıl sağlığı için. Böylece şairlerle delilik arasında o hep konuşulan ilişkiye gelmiş oluyoruz. Zaten tıpkı elektronlar gibi şairin hem yerini/konumunu, aynı zamanda da hızını saptayamayacağımız için en iyisi onu bir yere koymamak. Çünkü siz konumunu saptadığınızda o çoktan başka bir yerdedir, o kadar hızlı hareket ederler ki! Sahi Ece Ayhan’ı gören var mıdır acaba? Belki haftanın kimi günleri, örneğin Salı ve Pazar günleri, parçacık olarak davrandığında… Bu yüzden yalnızca ‘Ece Ayhan oluş’tan söz edebiliriz. Her ‘şair oluş’ aslında ‘kaçak oluş’tur. Örneğin Turgut Uyar okuduğunuzda niye titrediğinizi sanıyorsunuz ki! Göremezsiniz onu, ama sizi çarpar, basbayağı yamulursunuz.

Thursday, February 18, 2016

Modigliani -Şimdi, burada oluşanın cıvıldayışı-
































































Modigliani
-Şimdi, burada oluşanın cıvıldayışı-

-Yıldırımdan korkmayan çocukların pekiyi yürüyüşü
doğanın fiyakalı dilini emer hep bahçelerden
kendinde, kendi kendine-

Ben doğuma atıldım ölümüne
ölüme atıldım doğumuna
ben yazı toprağına
ben ten bahçesine atıldım
aşkın dar boğazından geçtim
suyun rahle-i tedrisatından
bir ısıl hayvan idim
sevişiyordu dalgalarla gemiler
onların içinden
onların ahlakından geçtim
kendi üzerine çökmüş yıldızlar
patlayıp kırmızı cücelere dönüşmüş duygular gördüm
toprakla diyalektiğe girişmiş çiftçiler
ışıkla ahbap çavuş olmuş gönüller
köprü yoktu ama bir köprüden geçiyordu Modigliani
orada, süper Zerdüşt'ü gördüm ben
çiçeklerin havarisini
Güneş'in efradından
ötüşünü karatavuğun
ben feleğin çemberini
çemberin feleğini gördüm.

Haz ve acı içinde
düşünce yahnisi yiyip aşk çorbası içerek
yepyeni bir gökyüzü yapıyordu Modigliani
inanalım diye başka diyarlara
kanat çırpışını koyuyordu
demokrasinin sesini
devrik bir cümle gibi atan kalbi
Modigliani, tahtaya
tragedyanın doğuşunu çiziyordu
çok yakınız birbirimize, kuş uçuşu
hiç de uzak değildir insan ile küf mantarları
onlar da yer içer
çoğalır ve ölür onlar da
Modigliani bunu yayıyordu aramıza
raks eden kayalıkları, sincabın kalbini
yaydan çıkmış arzunun vınlayışını.

Çok büyük küçük
bir havuzun içindeyiz
mini minnacık devasa
kertenkeleler, eğrelti otları, şiirler
iç içe, kabuk kabuğa
aşk, meşk, salyangozlar
korkma, tek kale maç yapıyoruz biz bize
bunu koyuyordu Modigliani önümüze
imlasız bir yazı gibi doğduğumuz dünyayı
kuzeyi, doğuyu
en yabancı bildik yurdumuzdur cana kıyıp yaratmak
katıp renklere başlangıçları sonları koyuyordu Modigliani
ışımaları, yerellikleri
büyük küçük patlamaları.

Neylik
her şeyin kendi avlusu ben diye kapısı olan
buradan gireriz birbirimize
başlarız öpüşmeye buradan
dünyaya çıkarız püfür püfür
dünya açık
dokunmak, o bizim göndere çektiğimiz en aşkın dilimiz
gezdirir zamanı aramızda bir dost gibi
soyundu Modigliani, çırılçıplaktı
üzerinde hiçbir şey yoktu nehirlerin akışından başka
tam tuttum, kopardım derken
avucumuzdan akıp giden eşyanın hali idi, meali
her an kendi yasını tutup
her an kendi şölenini kutlayan
bir kadın konduruyordu tuvale
gidip sevişiyordu sonra
doğumun sesini çiziyordu
sanki kuzgunun ötüşü, ölümün sesini
Modigliani, elinde fırça
kapıları kapatıp kapıları açıyordu
üzerimizde gezinen ürpertiler
hayvanın uyanışıdır
Modigliani, koyuyordu içimize uyanışı
kalkıp uçuyorduk haz ve acı içinde
tur atarak hatıralar denizi üzerinde.

Modigliani, yaydıkça şimdi burada olmanın cıvıldayışını
dünya, ha babam, atıyordu üzerinden ağırlıklarını.

) Yeryüzü Yeniği, Uluer Aydoğdu, Zımba Kitap, Bursa, 2013.

















Tuesday, February 16, 2016

Kaçak oluşlar, nehir oluşlar, ot oluşlar, şiir oluşlar

Yaşam, kendinde, kendi kendine kendini yadsıma dinamiğidir; evet, evet bir yıkım sürecidir (cana kıyma), yayım/yaratım süreci (dissipative process) -“Cana kıymanın da yaratmanın da zamanı gelecek (1)-, şimdi-burada-oluş süreci, şenlik süreci, pervasızlık süreci.

http://aykiriakademi.com/haber/haber-goster/372-iktidar-aygiti-na-karsi-en-azindan-bir-pahaliya-mal-olma-makinesi-ya-da-kacak-olus.html 



Dünyaya “yalan”, diyen; düz/çizgisel bir akıl doğrultusunda ve “doğrusal nedensellik” uyarınca kendisine bir başlangıç/köken aradığından sonsuzluğu ya da “aynı olanın sonsuz döngüsünü” ve kendi kendini yaratmayı (self-organization) anlayamayan “sürü insanıdır”.

Sunday, January 18, 2015

Gravite Irmakları/ Aha işte kalbimizde bekliyor uzay gemilerimiz

Hele bir uyanıp kalmaya görün.







http://aykiriakademi.com/haber/haber-goster/382-aha-iste-kalbimizde-bekliyor-uzay-gemilerimiz.html


“Çöllerde hava ırmakları” nasıl “kumlar üzerinde dalgalar halinde işaretler bırakıyorsa”, belki de, bizim şimdilik farkında olmadığımız ‘gravite ırmakları’ vardır uzay-zamanda ve bu ırmaklar dalgalar halinde otobanlar oluşturmuştur, kim bilir. Oluşmaktan başka bir şey bilmiyorsam -13.7 milyar yaşındayım- ne olmuş yani; uzayda, otobanların ve bu otobanlarda dörtnala koşturan küheylanların olduğunu söylüyorsam, kendime kaçış çizgisi arıyorumdur belki de. Olmadı, kaçığın teki dersiniz olur biter.

Çilliplopom
çilliplopom.

Wednesday, December 17, 2014

Kalp üstünde bir kuş öter devrim deyu



Dalgalanmak hayat icabıdır, anlamalı
yoldan çıkan başka bir yol arıyordur kendine
başka bir diyar, başka bir matematik
böyle bakmalı bir de, yaşamalı inadına
iyice öğrenmeli atomları, elektronları
protonlara çalışmalı
kuarklara varıp sormalı
hayat ne iştir kuzum diye
galaksilere, toz bulutlarına
güneşlerin doğuşuna güneşlerin yok oluşuna bakmalı
insanın yaşama uğraşı'na
bir bakıp bin
bin bakıp bir düşünmeli
nedir diye, nedir
ısrarla çalışmalı maddeye
daldırıp daldırıp çıkarmalı bilinci
evvela sosyalist olmalı!